Kitaplar Özellikler İletişim İndir
Bukalemun 5. Kitap
Macera/Aksiyon

Bukalemun 5. Kitap

8Beğeni
375Okunma
1 Bölüm
7,639Kelime
38 dkSüre
05.01.2026Tarih
Birlikte çok badireler atlattılar, yeri geldi canlarını toprağa koydular, kaybedilen ve yeri dolmayan bir kol gibi sızıları hep içlerinde kaldı toprağa verdiklerinin. Fakat hayat devam ediyordu. Onlar da toprağa verdikleri canlar için hayata devam ettiler. Her bitiş yeni bir başlangıç... Her ölüm bir doğum... Çıktıkları bu yolda kaderleri birbirine bağlanan Yaman ve Alaz...

Serinin son kitabında sizlerle...

99. Bölüm

Yaman sol dirseğini kullandığı aracın kapısına dayamış, rahat hareketlerle aracı kullanırken gözleri sık sık yoldan ayrılıyor; yanındaki kıza bakıyordu. İki saate yakındır yoldalardı.

Dün akşam evlerine dönmüşlerdi ve Alaz bir haftalık valizini hazırlarken içi içine sığmamıştı. Nihayet Yaman’la baş başa kalacaklarının sevincini yaşarken onu en heyecanlandıran şey, annesinin nerdeyse son 2 yılını geçirdiği çiftliğe gidecek olmalarıydı. Yaman öyle çok anlatmıştı ki görmek için sabırsızlanıyordu. Hayata gözlerini o evde açmıştı. Babası ve annesi o evde çok mutlu zamanlar geçirmişlerdi. Yaman’la kaderleri o evde bağlanmıştı. Bunlardan biri bile o derece heyecanlanması için yeterli sebepti.

Üzerinde kot şortu, askılı beyaz tişörtüyle yol boyu oturduğu yolcu koltuğunda kaykılmış; çıplak ayaklarını arabanın ön paneline dayamış, huzurlu gözlerle etrafı seyrediyordu. Geçtikleri her yeri hafızasına kazıyor, annesinin de bir zamanlar aynı manzarayı izleyerek bu yolları kat ettiğini düşünüyordu. Babası sayısız kez bu yolları geçmişti. Şimdi aynı iz üzerinden kendisi geçiyordu. Bundan daha büyük mutluluk olamazdı. Onları yanında hissediyordu şu an.

Sabah yaşadıkları tartışmayı bile unutmuş, kendisini tamamen bu anın huzuruna bırakmıştı….

Sabah yola çıkmadan önce yine mezarlığa gitmek istemişti. Anne ve babasına bu müjdeyi vermek istiyordu. Onların aşklarını yaşadığı eve gidiyordu ve bunu onların da bilmesini istemişti. Hiç değilse bu kez Yaman’la gitmek istemişti. Ve yine her zamanki gibi reddedilmişti. Yaman türlü bahaneler sunmuş, yola çıkmadan önce yapacağı hazırlıkları öne sürmüş, Alaz’a mantıksız gelen saçma sapan gereksiz ayrıntı sıralamış ve yine yalnız bırakmıştı onu.

Başka zaman olsa Alaz bu tartışmayı tam da fırsata çevirip etrafı ateşe verebilirdi ama sırf çiftliğe gidişlerinin önüne geçmemesi için yutmuştu yine kelimelerini. Ama kafaya da koymuştu… Bu işin ucunu bırakmayacaktı. Hissediyordu… Bilmediği, anlamadığı bir şeyler vardı… Yaman’ın her mezarlık konusu açıldığında gözlerini bürüyen dehşet, panik, Alaz’ın boş vereceği bir şey değildi. Yaman’ın, annesini hiç ziyaret etmemesi artık normal karşılayacağı bir şey değildi. Bunu aşması, mutlaka annesiyle buluşması gerekiyordu.

Kafasına üşüşen düşünceler bir an suratının asılmasına neden olunca, içinden ‘Düşünme bunları! Anın tadını çıkar! Bu anın bozulmasına izin verme!’ diye komutları sıralayarak yeniden bulunduğu ana dönmeye çalıştı. Gözleri yol boyu önünden geçtikleri boş arazilere, ağaçlara, ara ara görünen tek tük evlere, bazen uzakta yayılan hayvanlara, pırıl pırıl gökyüzüne çevrildi. Derin bir nefesi ciğerlerine çekip yeniden huzuru içine aldı. Yaman’la huzurlu, yalnızca birbirleriyle geçirecekleri bir haftanın bozulmasına neden olacak her şeyi kafasının gerilerine attı. Bu hafta onların kavuşması olacaktı. Yaman her şeyiyle onun olacak, O’ysa zaten Yaman’a aitken tamamen kendisini ona teslim edecekti. Bu hafta onların başka bir miladı olacak, hayatlarında yeni bir dönem başlayacaktı.

Yaman

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play