Kitaplar Özellikler İletişim İndir
Falez
Dark Romance

Falez

101Beğeni
165Okunma
7 Bölüm
14,681Kelime
1 saat 13 dkSüre
15.04.2026Tarih
Kocası Ender tarafından, kendi yatağında, geçmişte nikah şahidi seçtiği en yakın arkadaşıyla aldatılan Esra, oğlunu kucaklayıp evden kaçarken hayatının en büyük darbesini yemeye hazırladığından habersizdir.
Onu ihanetten bile daha büyük bir yıkım beklemektedir: Karadeniz’in falezleri kadar sert, soğuk ve hükmedici bir adam. Adı duyulduğunda herkesin titrediği, Karadenizli mafya Bozkurt Ağasar.
Bozkurt’un şirketinden sızdırılan bilgilerin sorumlusu olarak görülen Esra, otoparkın karanlığında diz çökerken, hayatı geri dönülmez biçimde değişir.
Oysa gerçek bambaşkadır: Ender, karısının kimliğini kullanarak parayı çalmış ve suçu Esra’nın üzerine yıkmıştır!
Bozkurt Ağasar için bunun hiçbir önemi yoktur. O önce borcunu ister. Sonra itaatini.

“Eğer sende paradan daha değerli bir ödeme şekli varsa, şimdiden kendini hazırlasan iyi edersin. Benim yöntemlerim, senin alıştıklarından çok daha farklıdır. Son kuruşunu ödeyene kadar, seni ebedi bırakmam.”

Aldatıldım

“Lütfen… Lütfen vurma beni! Bilgileri ben sızdırmadım, yemin ederim! Ben senin şirketinde bile çalışmıyorum!”

Sesim, karanlık otoparkın duvarlarında yankılanırken, karşımdaki adamın tereddütsüz yüzü kanımı dondurdu. Bana doğrulttuğu silahtan ürktüğüm için eğildim. Hiç tanımadığım bir adamın karşısında diz çökmüştüm. Tetiğe yakın duran parmağını kıpırdattığında, gözlerine bana acımasını istercesine bakıyordum.

“Talihsiz bir yüzün var Esra. Ne hissettiğini gizleyemiyorsun.”

Üstüme attığı adımla beraber dengem bozuldu. Yere düştüğümde saçlarımı kavrayarak, çekiştirmeden geriye yatırdı başımı. Ancak gözleri…

Geceden kara gözleri, dudaklarıma indi.

O an anladım ki, gözlerinde yansıyan ateşin tek kaynağı beni öldürme arzusu değildi. Bambaşka bir ateş tütüyordu bakışlarında. Adını… Dilime bile getirmek istemiyordum.

“Oğlumun önündeYapma.”

Az önce adamlarına emrettiğinde, Milhan’ı arabaya götürmüşlerdi. Titreyen ellerimle, oğlumu onlara bırakmak zorunda kalmıştım.

Dudakları hafifçe kıvrılan adam, gözlerini gözlerimden ayırmadan konuştu:

“Şirketimden bilgi sızdırdın. Zarardayım. Zarardasın Esra.” ismim, dudaklarından bir nefeste çıkmıştı. Sıcaklığı yüzüme vururken korkuyla gözlerimi yumdum. “Eğer sende paradan daha değerli bir ödeme şekli varsa, şimdiden kendini hazırlasan iyi edersin. Benim yöntemlerim, senin alıştıklarından çok daha farklıdır. Son kuruşunu ödeyene kadar, seni ebedi bırakmam.”

(1 SAAT ÖNCE)

Aldatıldım.

Sekiz yıllık kocamı; kendi yatağımda, benim geceliklerimi giyinen, nikah şahidim olarak seçtiğim en iyi dostumla yakalamıştım.

"Bunu düşünmen lazımdı Esra. Ön görebilmeliydin, sen akıllı kadınsın. Bu kadar şaşırmana anlam veremedim. Sence evlendiğimiz günden bu yana çok şey değişmedi mi?”

Elleri beni işaret etmek üzere harekete geçti. Henüz yaşadığım şoku atlatamadan, bir de aşağılanıyor muydum yani?

"Kılığın, kıyafetin... Kilon... Bilmiyorum, biz evlendiğimizde sen böyle değildin. Beni yanlış anlama ama kadınsı yanını kaybetmiş gibisin. Tüm suç bende mi, bir düşün istersen.”


Tam sağımda duran dolabın aynasına çevirdim gözlerimi. Doğumdan sonra biraz kilo almıştım. Ama yemek yapmayı aksatmamıştım. Ender, işten geldiğinde çok yorgun oluyordu. Hem yemeklerimi çok sevdiğini söylerdi hep. Bir türlü kilo verememiştim. Spora yazılacak vaktim yoktu çünkü…

Bir dakika…

Hayır, bir dakika.

Bir dakika ben ne saçmalıyordum?

Bu adam… Sekiz yıldır yatağını ısıttığım, felçli annesine baktığım bu adam… Beni en yakın dostumla, benim yatağımda aldatmamış mıydı!

Az önce kendi yatağımda yakaladığım sözde dostum Dilek ise, kendini güç bela banyoya gizlemişti. Ender’in sözde merhametiyle omuzlarımı sıvazladığı anın tam da ortasındaydım. Ve bu an, sinirlerimi oynatmama yetmişti.

“Anlamadım. Beni bu yüzden… Bu yüzden en yakın dostumla aldattın. Sebebin bu… Bu mu yani Ender?”

Bak, erkekler böyledir işte. İlgiyi kestiğin an…” elini soldan sağa doğru bir çizgi çeker gibi hareket ettirdi: ...biter.

Gözlerim faltaşı misali açıldı.

Yatalak annesinin bulunduğu odayı işaret ettiğimde, daha ağzımı açmadan ne demek istediğimi anladı ve savunmaya geçti.

"Evet, biliyorum. Anneme baktın, sağ ol. Teşekkür ederim bunun için. Felç olduğu günden beri altını bile değiştirdin, kabul

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play