Kitaplar Özellikler İletişim İndir
Fısıltı
Dark Romance

Fısıltı

12Beğeni
11Okunma
4 Bölüm
10,272Kelime
51 dkSüre
20.04.2026Tarih
Siyahın içindeki parıltı; gürültünün içindeki fısıltıyla karşılaştı.
Ne parıltı göründüğü gibi beyazdı ne de fısıltı duyulduğu gibi kısıktı.
Bir merak... Nelere yol açabilirdi?
Hiçbir temas parmak uçlarında aynı hissi uyandırmamıştı İlay'ın. Ve hiçbir insan aynı şiddetle sancılandırmamıştı sıkışık yüreğini...

-Bu kitap, 10.23.2023 tarihinde yazılıp bir başka platformda yayınlanmıştır. Şimdi revize edilmiş haliyle sadece Romanika uygulamasındadır.

Prolog

Kulaklarımı kapatırsam daha az işitirdim insanların acı çığlıklarını, öfke krizlerini, ağlama nöbetlerini... O zaman bir fısıltıya dönüşürdü her şey. 

Alışmıştım buna.

Alışılmadık olan şey; istemediğimi dile getirmeme rağmen beni umarsızca bu korkunç evliliğe sürükleyen babamdı. İşte böylece fısıltıya muhtaç kulaklarım, ömrüm boyunca gürültüyle terbiye ediliyordu. 

Tunç, makyaj masasına arkasını dayayarak baştan ayağa süzdü beni. Resital sonrasında üzerimi değiştirmek için girdiğim odada yalnızca ince, beyaz bir gömlekle duruyordum. Ellerimi önümde birleştirerek görüş açısını kapatmaya çalıştım. Yüzümdeki utancın tesiriyle başımı eğdim.

"Nasıl... Girdin içeriye? Çık buradan!"

"Sen benim müstakbel karım değil misin? İstediğim zaman odana girebilirim. İstediğim her an... Sana dokunabilirim."

Reddederek sağa sola salladım başımı. Duymak istemiyordum. Bu dedikleri gerçek olamazdı. Kabul edemezdim onun eşi olmayı! Ailelerimiz yüzünden bu iğrenç bağlılık yeminini etmek zorunda değildik. 

"Senin karın falan değilim ben! Olmayacağım. Senin de beni sevdiğin yok Tunç, yol yakınken bu fikrinden vazgeç!"

"İlay... Haddini aşıyorsun. Sana şuanda sabrediyorsam eğer; sebebi seni hoş bulmamdır."

Sallamaya devam ettiğim başımı eğerek kaşlarımı çattım. Beni hoş bulması midemi... Midemi bulandırmıştı. Sanki onu istiyormuşum gibi küstah ve kibirliydi yaklaşımı. Dişlerimi sıktım seğiren çenemle birlikte. 

"İstemiyorum. İstemiyorum... Seni... Seni istemiyorum."

Sessiz haykırışlarıma bıkkınlıkla karşılık verirken yanıma yaklaştı. Dokunacaktı. Parmakları... Değecekti üzerime... Ellerimi bileklerimden tutarak bağırdı kulağıma doğru. 

"Kurallar böyle! Aileler ister, evlatlar evlenir. Bunu hazmedeceksin. Ve karım olmayı kabulleneceksin."

Sanmıştım ki beni rahatsız eden şey yalnızca teması olacak; şayet yüksek sesten korkmasaydım. ​Bu benim en büyük kâbusumdu.

"Bağırma..." dedim sesim boğazıma gömülürken. 

İzin vermiyordu ellerimi kulaklarıma götürmeme. Göğsünü göğsüme bastırarak beni odanın köhne duvarına sıkıştırmıştı. Buz gibi duvara değince sırtım, titredim. İstemediğim yerlere temas eden her bir yanım için ayriyeten tiksinti duyuyordum. Kirli olan zeminden tenime bulaşan her bir toz zerreciği kusma hissi uyandırıyordu. Yine de hiçbir tiksinti Tunç'un bağırışı kadar hoplatmıyordu yüreğimi. Öfke püsküren dudakları ses duvarını aşıyordu. Ve ben krizin ucundaydım. 

"Sen benim karım olacaksın. Anladın mı? İster kabul et istersen as kendini. Umurumda değil! Ben kendi işime bakarım. Soyadının itibarından yararlanıp cemiyette daha güçlü bir konuma erişirim. Ve sen... Küçük karıcığım, sen de benim eşim olarak huzur içinde yaşamayı kabul etmezsen; dört duvar arasında çürüyebilirsin. İnan hiç umurumda değil."

Dişlerimi sıkarak yalvardım ona. Zira sesin dozu katlanabileceğimin üzerindeydi artık. Korkudan titremeye devam ederken ellerimle kendimden uzaklaştırmaya çalıştım. Sözlerinden ziyade, bağırışı yüzünden kendime gelemiyordum. Başım dönüyordu. 

"Bağırma... Bağırma, lütfen."

Öfke saçan gözleri; ellerine güç vermişti adeta. Yumruğunu sıkarak yüzümün tam yanına vurdu. Duvara savurduğu darbe, kemiklerini çatlatmış... Hatta kırmış olabilirdi. Ellerimi bıraktığı için kulaklarımı örtme fırsatı bulabilmiştim. Ancak her şeyi... Her şeyi duymuştum. Bu adam deliydi! Birkaç saniye baş başa kaldığımızda bile olmadık şeyler yapıyordu. Üstelik aileminin onu

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play