Merhaba. Ben diğer kitap okuma uygulamasında 8 senedir yazan bir yazarım. Bu kitabım ilk göz ağrım ve orada 3 milyon okunma aldı. Umarım burada da beğenilir.
Bu bölümü sonradan ekledim. Düzenlemeye alacağım zaten bazı yerleri de, buradan başlamak aklıma geldi. Mısranın deli hallerini benden başka özleyen var mı?
Beni takip etmeyi ve beğeni atmayı unutmayalım lütfen. Ve instagram ve tiktok hesabım atikesungunapsa.
Bir sonbahar günüydü. Bursa'nın en büyük endüstri meslek lisesi de diğer liseler gibi eğitim öğretim hayatına başlamıştı. Herkesin içinde bir kıpırtı, herkeste yeni senenin heyecanı vardı. Bakalım bu sene neler yaşayacaklardı? Aman her sene olan şey işte, karne aldıkları zaman bitecekti falan.
Gerçekten son cümleye inandılar mı dersiniz? Öyle olmadı. Daha okulun ilk günü başladı çileleri.
Okulun reisi olan Aykut'un sağ kolu, metal sınıfının karizma erkeklerinden Atakan, iki senedir beraber olduğu ressamlık gülü Mehtap'ı otobüs durağında bekliyordu. O sırada telefonuna bir mesaj geldi. Tekstil sınıfından Ferda, onun yakındaki parka çok acil gelmesi gerektiğini söylemişti. Ferda ile yaz tatilinde yakın mahallelerde oldukları için ara sıra denk gelmişlikleri olmuştu. Ve fakat, Ferda, Atakan kadar iyi niyetle o parka çağırmamıştı. Çağırdığı park zaten temiz bir yer değildi. Atakan gerçekten bir şey olduğunu düşünerek parka girdi. Yolda da Mehtap'ına mesaj atmıştı.
"Hayırdır Ferda?" diye sordu iyi niyetli Atakan, "Bir şey mi oldu, neden aceleden çağırdın?"
"Ya," dedi Ferda kırıtarak, "Tek başıma kalınca burada korktum, parktan çıkamadım." Atakan içinden ne alaka diye geçirdi.
"Gözüme toz girdi galiba," dedi Ferda telaş yaparak, aslında girmemişti, "Bakar mısın Atakan?" Yaz tatilinde Atakan ona yüz vermemişti ama o niyeti bozmuştu. Mehtap'ı seven Atakan, bence onu sevmeliydi. Bir şekilde etkilemesi gerekiyordu onu.
"Bakayım," dedi Atakan gözüne bakmaya çalışırken, Ferda kendine doğru yaklaştırdı onu ve neredeyse dudakları birbirine değmek üzereydi. Atakan şaşkınlıkla olduğu yerde kaldı. Ferda boş durmadı. Atakan onun olmalıydı, o Mehtap'tan daha güzeldi.
Bunları saniye saniye parkın girişinde durup gören Mehtap bozguna uğradı. Eli ayağı buz kesmişti. Gözleri dolmuştu. Atakan'ı çok severdi. Ona nasıl böyle bir şey yapmıştı? Beyni ve mantığı bir anda yıkılıp kalbinin üzerinde enkaz oluşturduğu için atım sayısı azaldı, aldığı nefesi verecek gücü kaybettiğini düşünürken boğazına bir gemi oturmuştu.
"Atakan..." dedi Ferda şaşkın görünerek. Mehtap gülünün orada olduğunu görmüştü. Tamamdı işte. Ayrılacaklardı kesin.
O sırada Mehtap kendine hakim olamadı. Atakan mal mal Ferda'ya bakarken yanlarına gitti. Hızlı adımlarını durdurduğu an Atakan'a tokatı yapıştırdı. İşaret parmağını sallayarak, "Sana söyleyeceklerim bu kadar şerefsiz metal erkeği..." dedi ve arkasını döndü.
Söyleyeceklerin şimdilik bu kadardı giderli ressamlık kızı. Söyleyecekleriniz daha çok olacaktı ve fakat şu anda değildi. Yaptıklarınız, yapacaklarınızın fragmanıydı sadece.
Bugünden sonra okulda